İSTİKLAL SAVAŞINDA DERBENT KÖYÜ

ve

BURGULLULARIN RAMAZAN'IN DRAMI

 

 

15–16 Temmuz 1921’de Bursa – Orhaneli üzerinden gelen Yunan işgal kuvvetleri Derbent ve Tavşanlı Havalisini işgal etmişlerdir. İşgalden itibaren dokuz ay boyunca direniş olmamıştır. İlk direniş hareketi Kabakçı Salih Efenin çetesi tarafından 24 Nisan 1922’de başlamıştır. Yunanlıların tutuklayıp hapsettikleri Emetlileri kurtarmak için Emet Hükümet konağı baskını yapılmıştır. Bu olay sonrası Emet’e gelmekte olan Yunan birliği, Kabakçı Çetesi ve yerli halk tarafından Cevizderesi’nde yok edilse de daha sonra gelen daha büyük Yunan kuvveti Emetlilere çok zarar vermiştir. Bu olaydan sonra Kabakçı Çetesi her fırsatta Yunanlılara pusular kurmuştur. Derbentli Bulmanların Eyüp, çetenin en önemli elemanlarındandır. Bombacı Eyüp Efe lakabını almıştır. Diğer çevre köylüleri gibi bilhassa Derbent Köylüleri bu çeteye her türlü yardım ve yataklık yapmışlardır.

 

Tavşanlı Yunan işgali komutanı Binbaşı Zamanist ve maiyetine, Eşen köyünde Kabakçı Çetesince pusu kurulmuştur. Bu pusu sırasında çıkan çatışmada Zamanist Bombacı Eyüp Efenin attığı bombalarla ağır yaralanmıştır. Can çekişmekte olan Zamanist’e çeteden Madanlarlı Mehmet Ali birkaç el kurşun sıkmıştır. Konuyu bir gün sonra soruşturan Yunan taburu sorumlu tuttukları Bombacı Eyüp Efe ve köylüleri olan Derbentlileri cezalandırmak için ertesi gün Derbente gelmişlerdir. Köyde yakaladıkları biri çocuk on altı kişiyi Bombacı Eyüp’ün evi sanarak, komşu Böceklerin Hüseyin’in evinde yanıcı kinin tozu serperek 18 Temmuz 1922’de yakmışlardır. Konuyu önceden öğrenen birçok köylü dağlara ve ormanlara kaçmıştır.

 

Bu kaçış sırasında Çalılıkayak’ta orman içinde erken doğum yapan Burgulluların Emine ve eşi Süleyman yeni doğan bebeğin ağlamasından korkarak, bebeği çalılığa atıp kaçmışlardır. Üç gün sonra gelip aradıklarında bir mucize eseri olarak bebeği parmağını emerken bulmuşlardır. Tıbben erişkin bir insanın ancak iki gün susuzluğa dayanabildiği halde yeni doğmuş bir bebeğin orman içerisinde her türlü tehlikeye ve susuzluğa dayanabilmesi çok şaşırtıcıdır. Bu bebek Burgulların Ramazan Demiralp olup 83 yaşına kadar yaşamış 2005 yılında ölmüştür.

 

Üç gün sonra köye girebilen köylüler 21 Temmuz 1922 tarihinde yakılarak kömürleşen cesetleri köyün o zaman yukarı kısımlarında kalan Şehitler Mezarlığı diye bilinen yere gömmüşlerdir.

 

Bombacı Eyüp Efe, Yunanlılara muhbirlik ederek köylülerinin yakılmasına neden olan şahsı yakalayıp, gizlice köyüne getirip ağabeyi Tırıl Ercep’e emanet bırakarak tekrar çeteye katılmıştır. Muhbir Tırıl Ercep’in evinde yaklaşık bir ay kadar ağzı, eli, kolu bağlı muhafaza edilmiştir.

 

28 Ağustos 1922 günü düşmanın bozulmakta olduğunu (bozgun öncesi) öğrenen Derbentliler plan yaparak bir taraftan Kabakçı çetesine Nömen Ağa tarafından haber ulaştırırken diğer taraftan, 28 Ağustos’u 29 Ağustos’a bağlayan gece, yaşları 20-45 arasında değişen Derbentli bir grup fedai, köy yakınındaki Asarlık Tepesinde mevzilenmiş Koca Güney Geçidini gözetleyen Yunan müfrezesini sessizce yok etmiştir. Uzun yıllar sonra, 1960’lı yıllarda, köyde Koca Şerif Ali, Topuklu, Koca Con ve Yumuğun, Dede Bunarı çümenliğindeki eriğin gölgesinde sohbetleri sırasında sohbete katılanların birinin kucağındaki torunu tarafından bölük pörçük duyulup tam anlam verilemeyen bu hikâyenin yıllar sonra bir başka sözlü kaynak olan eski muhtarlardan Böceklerin Ayen Sadettin (Ceylan) tarafından Tavşanlı’da Zaman – Fevzi Coşgun isimli kitapta içerik biraz farklı, biraz kısa ama anlam aynı olarak anlatılmıştır.

 

Böylece düşman işgali altındaki Derbent Köyü dıştan yardım almadan, Derbentli fedailer tarafından, Tavşanlı’nın düşman işgalinden kurtuluşundan beş gün önce işgalden kurtarılmıştır.

 

Kabakçı Salih Efenin çetesindeki Bombacı Eyüp Efe ile çeteye sonradan katılan Nömen Ağa Bursa- Mudanya’ya kadar Yunanlıları kovaladıktan sonra, çete Bursa Çekirge kaplıcalarında dinlenirken Eyüp Efe ile Nömen Ağa hemen köye dönmüşlerdir. Nömen Ağa savaş ganimeti olarak bir gramofon ile köye dönmüştür.

Eyüp Efe, ağabeyi Tırıl Ercep’e emanet bıraktığı muhbire günlerce işkence yapmıştır. Köyden hiç kimse muhbiri Eyüp Efenin elinden kurtaramamıştır. Sonuçta bu muhbiri köyün üstünde Palabıyığın Kuyusu denilen yerde öldürmüştür.

 

Düşman işgali ve İstiklal Savaşında Derbent’te yaşananlar üç yönüyle önemlidir:

 

1-Yörenin düşman işgaline direnişinde hizmet eden Kabakçı Salih Efenin çetesinin önemli üyesi Bombacı Eyüp Efe Derbentlidir. Derbentliler çeteye yardım ve yataklık etmişlerdir.

 

2- Yunan işgal komutanı Binbaşı Zamanist Derbentli Eyüp Efe tarafından bomba ile parçalandığı için Eyüp Efe ve Derbentliler sorumlu tutularak cezalandırmak amacıyla yakılarak şehit edilmişlerdir. İşgal sırasında tesadüfen öldürülen köylüler değildir. Tavşanlı Havalisinde Kabakçının köyü olan Alabarda da dahil olmak üzere hiç bir yer Derbent gibi zarar görmemiştir. Çevredeki beş ilçe içinde en çok zarar gören yerler Derbent ve Emet’tir.

 

3- Köyün yakılışından yaklaşık kırk gün sonra fırsat yakalayan Derbentliler köylülerin intikamını sessizce alıp köylerini düşman işgalinden kurtarmışlardır. Muhbir, Eyüp Efe tarafından cezalandırılmıştır. Dıştan yardım almadan işgal ortamında bu işi yapmak cesaret işidir. Nömen Ağanın yaptığı da ayrı bir cesaret işidir. Tavşanlı çevresindeki beş ilçede Emet hariç bunun eşi yoktur. Tavşanlı Havalisinin ve köyün gurur kaynağıdır. Konunun tafsilatı www.recepaydogdu.com adresinde "İstiklâl Savaşında Derbent Köyü" başlıklı yazıdadır.

TAVDER

Tavşanlı Havalisi ve Derbent Şehitler Derneği

© 2007 - 2016  tavder.org